Yunuslar; Denizdeki Dostlarımız PDF Bu içeriği arkadaşına gönder
Yazar Özgür Keşaplı Didrickson   
İçerik Sayfaları
Yunuslar; Denizdeki Dostlarımız
Yunuslar ve akrabaları
Denizdeki yaşama uyum
Yankı yardımıyla yön bulma
Sudaki huzursuz uyku
Derinliklerde yaşam
Denizlerimizdeki yunuslar
Tehditler
Siz neler yapabilirsiniz?
KAYNAKLAR
Tüm Sayfalar

Yazıda sözü geçen türlere ait en kapsamlı bilgilere ve fotoğraflara Balina ve Yunusları Koruma Derneği'nin türler rehberinden ulaşabilirsiniz: www2.wdcs.org/species/index.php

Common-dolphin-1Tırtak, WDCS / Lucy Ivitsky Molleson Yüzlerindeki silinmez gülümsemeleriyle yunuslar şüphesiz en sevdiğimiz, en çok hayranlık duyduğumuz hayvanların başında geliyor. Bu sevgi ve ilgimizin kaynağı belki de birçok farklı kültüre ait nice efsanede tanık olduğumuz insan yunus dostluğudur.

Bizlere oldukça yabancı bir dünyaya ait olmalarına rağmen kendimizi bu denli yakın hissettiğimiz yunuslar ne yazık ki birçok farklı tehdit yüzünden yaşam savaşı veriyor. Denizdeki dostlarımızı bu tehditlere karşı korumak ve yüzyıllardır süregelmiş dostluk hikayelerine yenilerini eklemek için gelin onları daha yakından tanıyalım.


Yunuslar ve akrabaları

Yunuslar yakın akrabaları olan balinalar ve muturlar ile birlikte setase olarak adlandırılan omurgalı ordosunda yer alırlar. Günümüzde yaklaşık 85 farklı tür yunus, mutur ve balina yaşar. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hayvanı olan mavi balinadan, Amazonlarda yaşayan pembe nehir yunusuna kadar pek çok ilginç türü bulunan yunus ve balinalar, kutuplardan tropiklere, okyanuslardan denizlere ve hatta bazı nehirlere kadar çok geniş bir dağılıma sahiptir.

Yunuslar setase ordosunun dişli balinalar (odontoceti) alt ordosuna dahil olan Delphinidae ailesinde, aralarında önemli farklar olsa da genel olarak yunuslara benzeyen muturlar ise Phocoenidae ailesinde yer alırlar. Dünyada 35 tür yunus ve 6 tür mutur yaşamaktadır. Bu 2 aile dışında genel olarak "nehir yunusu" olarak adlandırılan 3 tür yunus daha vardır ancak bunlar ülkemizde görülmez.

Yunusgiller arasında balina ismi ile anılan bazı türler de yer alır. Örneğin belgesellerde sıklıkla gördüğünüz orka balinasının aslında yunus ailesinin en büyük üyesi olduğunu biliyor muydunuz? Ancak ilginç olan bazı kaynaklarda da yunuslardan küçük balinalar olarak sözedilmesidir. Yine de bu konularda bilgili ya da bilgisiz pek çok kişi belirli boyun altındaki setaseleri yunus, üzerindekileri ise balina olarak adlandırmaktadır.

Yunusgiller ailesine ait bazı türler, hayvanlar alemindeki en zeki türlerin içinde yer alır. Zekayla oyun arasındaki güçlü bağı hatırlarsak teknelerin pruva dalgalarıyla yüzen, hızın ve zarafetin eşliğinde suları yararak sıçrayan yunusların bu davranışları kimi zaman da sadece oyun için yaptıklarına inanmamız zor olmayabilir.


Denizdeki yaşama uyum

Yunuslar ve akrabaları balinalar, insanlar gibi memelidirler. Akciğerleriyle solunum yaparlar. Yavrularını doğurur ve sütle beslerler. Yakın zamanda yapılmış moleküler verilerin de ışığında yunus ve balinaların atasının yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış ilkel çift toynaklı bir kara hayvanı olduğu düşünülmektedir. Bu görüşe göre setaselerin günümüzdeki en yakın akrabaları su aygırlarıdır. Bu karasal ata hızlı bir evrimle günümüzün karayla bağı olmayan deniz memelisine doğru bir evrim geçirmiştir.

Bu evrim süreci boyunca sudaki yaşama uyum sağlamak için yunus ve balinaların vücutları suyu yarmaya ve hızlı ilerlemeye uygun şekilde akışkan bir hal almış, kıllardan arınmış, burun delikleri yüzerken kolay nefes almaları için başlarının üzerine kaymıştır. Isı yalıtımı için ise derilerinin hemen altında kalın bir yağ tabakası oluşmuştur. Yaşadıkları yerin soğukluğuna göre kalınlığı değişen bu yağ tabakası aynı zamanda yedek besin deposu işlevi de görür. Yağ sudan daha hafif olduğu için yunus ve balinaların yüzerlikleri, hatta insanoğlunu şaşırtan hızları için de bu yağ tabakası büyük öneme sahiptir.


Yankı yardımıyla yön bulma

Bizler gibi karada yaşayan memeliler beslenmek, sosyal bağ kurmak gibi birçok yaşamsal etkinlik için görme duyusuna dayalı bir yaşam sürerler. Yunus ve balinalar ise güneş ışığının yok denecek kadar az olduğu derinliklerde, bulanık sularda başarıyla yaşayabilmelerini çok gelişmiş olan işitme duyularına borçludurlar.

Yunuslar diğer dişli balinalar gibi yüksek frekansta ses üretip çevrelerine yayarlar. Bu yüksek frekanslı seslerin objelerden yansıyıp geri gelen yankılarını toplayıp beyinlerinde değerlendirerek çevreleri hakkında bilgi sahibi olurlar. "Yankı yardımıyla yön bulma / Ekolokasyon" denilen bu sonar sistem sayesinde yunuslar metrelerce uzaklarındaki cisimlerin büyüklüğünü, şeklini, hızını, yerini hatta yoğunluklarını tespit edebilirler. Avlanırken ve tehlikelerden korunmak için bu olağanüstü sonar sistemlerinden yararlanan yunuslar ne yazık ki güçlü bir sonar sisteme ihtiyaç deniz kuvvetlerinin araştırmaları için deneylere maruz bırakılmışlardır.


Sudaki huzursuz uyku

Güvenle saklanılacak yerin olmadığı uçsuz bucaksız denizlerde yunuslar tehlikelerden korunarak nasıl uyuyor dersiniz? Beyinlerinin yarısını sırayla tehlikelere karşı uyanık bırakarak! Bizler derin bir uykuya dalarak çevremizde olup bitenlerden habersiz kalabilme rahatlığına sahipken yunuslar uyku sırasında bile uyanık olan beyinleri sayesinde yüzmeye, etrafı kolaçan etmeye ve çevrelerini dinlemeye devam ederler. Bizlerden farklı olarak istemli bir şekilde nefes alan yunuslar beyinlerinin bir yarısını uyanık bırakarak nefessiz kalıp ölme tehlikesinden de korunmuş olurlar.


Derinliklerde yaşam

Yunus ve balinalar zamanlarının çok azını su yüzeyinde geçirirler. Her türün dalabildiği derinlik ve o derinlikte kalış süreleri değişse de ortak özellikleri derinliklerde yaşamaya uygun fizyolojileridir. Vücutlarındaki kan miktarı birçok kara memelisinin iki katıdır. Kanlarında oksijen taşımaktan sorumlu alyuvarlar da diğer memelilere göre daha fazladır ancak ciğerlerinin büyüklüğü ve tutabildiği hava miktarı aslında kara memelilerinden pek de farklı değildir. Onları farklı kılan daha çok kanlarında ve kaslarında depoladıkları oksijen miktarı ve kan akışını vücutlarında nasıl yönlendirdikleridir. Özellikle derin dalışlarda kanın beyin gibi önemli organlar dışına akışını durdurabilirler.


Denizlerimizdeki yunuslar

Türkiye sularında 3 tür yunus (yunusgiller ailesinin sularımızda en sık görülen, küçük bireyleri) ve 1 tür mutur yaşamaktadır

Afalina (Tursiops truncatus)

Dünyadaki dağılımı oldukça geniş olan ve tüm denizlerimizde görülen afalina, yunus ailesinin en çok tanınan üyesidir. Hem kıyılarda hem de açık denizlerde görülebilen afalinaların belirgin özelliği küt ve şişeye benzer burunlarıdır. Yaklaşık 4 metreye varabilen boyları ve 650 kiloya varabilen ağırlıkları ile oldukça iri yunuslardır. Genellikle gri tonlardaki afalinaların vücutlarının yan kısımları ile karın bölgeleri daha açık renklidir. Balık ve deniz böcekleriyle beslenirler.

Afalinalar, çok meraklı, oyuncu ve su yüzeyinde çok aktif bir türdür. Afalinalara sıklıkla kuyruklarını su yüzeyine çarparken, sıçrarken, gemilerin ve hatta bazı büyük balina türlerinin yarattığı dalgalarında gezerken ya da balık, deniz yosunu ve denizdeki atıklarla oynarlarken rastlayabilirsiniz.

Afalinalar birbirlerini ıslıkları yardımıyla ayırt edebilirler çünkü her birinin ıslığı birbirinden farklıdır. Afalina dişileri doğum yaptığında sürekli ıslık çalarlar. Bu yolla annesinin ıslığını öğrenen yavru yunus en kalabalık grup içinde bile her zaman annesini bulabilir. Afalina yavruları 3-6 yıl boyunca annelerinden ayrılmazlar.

İşitme en gelişmiş duyuları olsa da yunuslar için görme duyuları da çok önemlidir. Afalinalar gözbebeklerinin özelliği sayesinde hem su üstünde hem de suda iyi bir görüşe sahiptir. Gözbebeklerini birbirinden bağımsız olarak odaklayabilir ve tek gözleriyle bulanık ve karanlık sualtını tararlarken diğer gözleriyle parlak ışığa bakabilirler. Afalinalar ileri, geri ve yanlar olmak üzere 180 derecelik bir açı içinde görürler. Bazı bilim insanları su yüzünde zıplayan balıkları avlarken sıklıkla karınları yukarı bakacak şekilde yüzdükleri gözlenen Afalinaların bu davranışının nedeninin yukarıyı görememeleri olduğunu düşünür.

Afalinaların normal seyir hızı saatte yaklaşık 8-11 km olduğu halde bu hızlı yüzücüler saatte yaklaşık 40 km hız yapabilirler. Nefeslerini en fazla 10 dakika tutabilen afalinaların düzenli olarak yaklaşık 200 metreye daldıkları bilinir. Bu türe ait dalış rekoru ise bildiklerimizin çok az olduğunu kanıtlar gibidir; 535 m!

Afalinalar hayvanlar alemindeki en zeki hayvanlardandır. Deniz tabanını sürüyerek avlanırlarken burunlarını bir tür süngerle korumayı akıl edebilen afalinalar ayrıca aynada kendilerini tanıyarak şimdiye dek sadece bazı maymunların, fillerin ve son olarak saksağanların başarılı olduğu ayna testini de geçmeyi başarmış türlerden biridir.

Afalinalar çok sosyal hayvanlardır. Cinsiyete ve yaşa göre oldukça kalıcı sosyal bağlar kurabildikleri gibi gün içinde dahi değişebilen küçük sosyal gruplar içinde bulunabilirler. Afalinalar yalnızca kendi türleriyle değil insanlarla da uzun süreli sosyal bağ kurabilen canlılardır. Bunun en çarpıcı örneği ise Brezilya'nın Laguna kasabasında balıkçılar ve Afalinaların yardımlaşarak avlanmasıdır. Yaklaşık 150 yıldır sürdüğü söylenen bu ilginç avlanma yönteminde balıkçılar ve Afalinalar arasında bir tür ortak dil oluşmuştur.

Afalinaların Karadeniz'de görülen popülasyonu ayrı bir alttür olarak (T. t. ponticus) tanımlanmıştır. Geçmişte yaşanmış avlar, bazı toplu ölüm vakaları nedeniyle bu alttürün korunma durumu "tehlikede" dir ve bu alttüre ait bireylerin avlanması kesinlikle yasaktır.

Tırtak (Delphinus delphis)

Common-dolphinTırtak - WDCS/Lucy Ivitsky MollesonTüm denizlerimizde, daha çok açıklarda görülen tırtak, afalinaya göre daha uzun bir buruna sahiptir. Yakından görüldüğünde vücudunun üst kısmındaki sarılıktan ve yanındaki kum saatine benzer desenden ayırt edilebilir. En fazla 2,7 metre boyunda ve 200 kilo ağırlığında olabilen tırtak nefesini 7-8 dakika tutabilir ve 280 metreye kadar dalabilir. Balık ve kalamar ile beslenirler.

Tırtaklar genelde kalabalık, sosyal olarak aktif gruplar halinde görülürler. Sıçramayı, hızlı yüzmeyi seven bu türün en ilginç özelliği sesle iletişimi oldukça yoğun biçimde kullanmasıdır. Çıkardıkları sesler öylesine güçlüdür ki çok yakınlarındaki bir teknedeyseniz eğer suyun üzerinde olmanıza rağmen seslerini duyabilirsiniz!

Tırtaklar kıyılarda afalinalar ile açıklarda ise çizgili yunuslar ile bir arada görülebilir.

Çizgili yunus (Stenella coeruleoalba)

Striped-dolphinÇizgili Yunus - Photo by Brian SmithAkdeniz ve Ege'de görülen çizgili yunus adından da anlaşılacağı gibi burun kısmından başlayıp göz çevresini ve sonra vücudunu baştan sona dolanan belirgin çizgiyle ayırt edilebilir. Oldukça ince, akışkan yapılı olan bu yunusun boyu 2.6 metreye, ağırlığı ise 160 kiloya kadar çıkabilir. Balık, kalamar ve deniz böcekleri ile beslenirler.

Kimi zaman yüzlerce kimi zaman ise binlerce bireyden oluşan çok büyük sosyal gruplar halinde görülürler. Fazlasıyla akrobatik bir tür olan çizgili yunus su yüzeyinden 7 metre yükseğe sıçrayabilir.

Mutur (Phocoeana Phocoena relicta)

Yunuslar ile muturlar birbirine benzese de bazı önemli farklarla ayrılırlar. Muturlar yunuslardan daha küçük ve burunsuzdur. Diğer önemli bir fark ise muturların yunuslar gibi kıvrık bir sırt yüzgeci yerine üçgen bir sırt yüzgecine sahip olmalarıdır. Ayrıca diş yapıları da farklılık gösterir. Muturlar genellikle yunuslara göre daha çekingendir ve daha küçük gruplar halinde gezerler. Dünyada 6, denizlerimizde ise 1 tür mutur yaşar.

Karadeniz'de, Marmara'da ve nadiren Kuzey Ege sularında görülen mutur koyu sırtı ve açık alt kısımları ile tanınabilir. En fazla 1.9 metre boyunda ve 76 kilo ağırlığında olan mutur nefesini 6 dakika tutabilir. Kıyıya yakın yaşadıkları halde çekingen oldukları için su yüzeyinde pek görülmeseler de hapşırığa benzeyen güçlü nefes verişleriyle kendilerini belli ederler. Balıkla ve ara sıra kalamar ve diğer deniz böcekleriyle beslenir.


Tehditler

Tüm dünyada olduğu gibi bizim sularımızda da yunus ve balinalar yaşam alanı kaybı, kirlilik, ses kirliliği, deniz trafiği, iklim değişikliği, balıkçı ağlarına takılma ve kasti öldürme gibi tehditlerle karşı karşıyalar.

Ancak ne yazık ki bizim sularımızda yaşayan deniz memelileri, Akdeniz ve özellikle Karadeniz'in kapalı, yarı kapalı konumu, özellikle kıyı alanlarındaki insan yoğunluğu ve faaliyetleri yüzünden bu tehditleri oldukça ciddi bir şekilde yaşıyorlar. Dünyadaki ticari deniz taşımacılığının %15 'i ile gemilerle taşınan petrolün % 30'u Akdeniz'den geçiyor. Ayrıca çok büyük miktarda şehirsel atığın arıtma işlemi görmeden bu denizimize döküldüğü biliniyor. Açık denizlerle çok sınırlı bağı olan Karadeniz ise dünyanın en kirli denizlerinden biri. Avrupa'nın yaklaşık 3/1'i tüm atıklarla birlikte Karadeniz'e dökülüyor.

Yunus ve balinalar besin zincirinin üstünde yer aldıkları için biyolojik birikme sonucu kirlilikten ciddi şekilde zarar görüyorlar. Uzun ömürlü canlılar olmaları da bu olumsuz etkiyi çoğaltıyor. Kirleticilerin yunus ve balinaların üreme ve bağışıklık sistemine uzun süreli zarar verdikleri birçok araştırmayla kanıtlanmış.

Akdeniz ve Karadeniz'in sularının yenilenmesi sınırlı denizler olması, iklim değişikliğinin deniz sıcaklığını, tuzluluğunu ve kimyasalların ve besinlerin hassas dengesini değiştirerek yarattığı tehdidin de sularımızda daha ciddi boyutlara ulaşabileceğine işaret ediyor.

Tüm bu tehditler ve bu tehditlerin bir araya gelerek yarattığı olumsuzluklar denizlerimizdeki türlerin devamı için ciddi bir risk oluşturuyor. Ancak kıyı türleri ve açık deniz türleri için tehditlerin yarattığı risk derecesi farklılık gösterebiliyor. Örneğin afalina ve mutur, kasti öldürme, kirlilik gibi kıyılarda yoğunlaşan tehditlerden daha çok etkilenirken daha çok açık denizlerde görülen tırtak ve çizgili yunus balıkçı ağlarına takılarak boğulma, kirlilik, avlarının azalması, iklimsel değişim, rahatsız edilmeleri gibi tehditlere karşı daha hassas durumda.

Tutsak YunusTutsak bir Afalina, Özgür Keşaplı DidricksonBu tehditlerin yanı sıra afalinalar ne yazık ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de gösteri havuzları endüstrisi yüzünden de tehdit altındalar. Ne yazık ki ülkemizde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın talihsiz bir izni ile 30 kadar afalina bu merkezler için canlı avlanmıştır. 12 afalina ise Japonya'da canlı avlandıktan sonra ülkemize getirilmiştir.

Tehditlerin ortadan kalkmaması, azalmaması durumunda türlere veda bile edebileceğimizin en somut örneği 2006 yılında yaşandı. Bilim insanları 6 haftalık bir kapsamlı araştırma sonrasında 20.yüzyılın ortalarından beri tehlike altında olan Yangtze nehir yunusunun (Lipotes vexilifier) ya da diğer adıyla Baiji'nin soyunun tükenmiş olduğunu açıkladılar. Balıkçılık faaliyetleri en başta olmak üzere kirlilik, taşıtların neden olduğu ölümler gibi insan kaynaklı nedenler yüzünden tehdit altındaydı Baiji. Bu yüzden ne yazık ki kitapların donuk resimli "tükenmiş türler" sayfasında insan etkisi nedeniyle yok olan ilk yunus olarak yerini aldı. Bu yokoluşun yaklaşık 350 milyon insanın etkileşim içinde olduğu, dünyanın en kirli nehirlerinden Yangtze'de gerçekleşmesi, dünyanın en kirli denizlerinden Karadeniz'e kıyısı olan bizim için aslında çok uyarıcıydı. Bu yokoloşun uyarıcı ve hüzünlü olan bir diğer yönü ise Baiji'nin Çin kültüründeki özel yeri. Baiji Çin'de Yangtze tanrıçası olarak biliniyormuş! Efsaneye göre sevmediği bir adamla evlenmeyi reddettiği için babası tarafından boğulan bir prenses Baiji olarak yeniden doğmuş! 20 milyon yıl varlığını sürdürmeyi başarmış olan Baiji böylelikle ne yazık ki sadece yeryüzünden değil Çin'in kültüründen de silinmiş oldu. Doğanın tüm kültürler üzerinde önemli etkisi var. Bu yüzden kültürümüzü korumak için bile doğayı korumalıyız.

Günümüzde tükenme tehlikesine en yakın olan setase ise bir tür mutur olan Vaquita (Phocoena sinus). Meksika'da, Kaliforniya Körfezi'nin kuzey ucunda yaşayan bu tür en dar yayılımlı ve en küçük setase türü olarak kabul ediliyor. Vaquita'nın da birincil sorunu balıkçılık faaliyetleri ile ilgili. Ve az görülen türler gibi Vaquita da yerel halkın gözünde mitolojik bir karakter. Vaquita'yı yitirirsek evrensel kültürümüz biraz daha eksilmiş olacak.

Ya bizim sularımızdaki yunus ve balinalar? Onlar yiterse bizim kültürümüzden hiçbir şey eksilmeyecek mi?


Siz neler yapabilirsiniz?

Ne iyi ki yunusları korumak için her yaş, meslek ve ekonomik düzeyden yunus severler pek çok şey yapabilirler.

Denizlerde gözlediğiniz ya da kıyıya vurmuş, balıkçı ağlarına takılmış olarak bulduğunuz ya da haberdar olduğunuz yunus, mutur ve balinaların fotoğraflarını çekip detaylı bilgilerle birlikte Türk Deniz Araştırmaları Vakfı'na (TÜDAV) iletebilirsiniz (www.tudav.org) . İlettiğiniz bu veriler ülkemizdeki araştırmalara büyük katkı sağlayacaktır.

Gözlem öykülerinizi ise dilerseniz bize gönderebilirsiniz. Özellikle çocukların ağzından, onların sözcükleri ile anlatılacak gözlem öykülerine sayfalarımızda yer vermek isteriz. Bu gözlemlere eşlik eden çizim ve fotoğraflarınızı da bekliyoruz.

"Ben yunus ve balinaları çok seviyorum ve gözlemlerimi iletmek dışında da bir şeyler yapmak istiyorum" diyorsanız dilerseniz denizlerle, yunus balinalarla ilgili çalışan kurumlara üye olarak çalışmalara destek olabilirsiniz (Örn. Greenpeace www.greenpeace.org/turkey).

Okumalarınız, gönüllü çalışmalarınız sırasında öğrendiğiniz bilgileri, özellikle deniz ekosistemi üzerindeki tehditlerin azaltılması konusunda her bir bireye düşen sorumlulukları (örn. tehlikedeki bazı balık türlerini yememek gibi) çevrenizdekilerin de öğrenmesini sağlamanız, ilgili kişileri bu bilgilere ulaştığınız kurumlara ya da sitelere yönlendirmeniz de kamuoyunu bilinci oluşturmak adına çok faydalı olacaktır.

Kanatlı Balina olarak bizler sanat alanında yapılacak etkinliklerin de toplum genelinde yunus ve balinaların, doğal olarak denizlerimizin korunması için çok önemli olacağına inanıyoruz. Yunuslarla ilgili çocuk kitabı yazmak, oyun sergilemek, şarkı bestelemek, heykel yapmak isterseniz çok seviniriz. Gereken bilgiler için ya da bu projelerinizi duyurmak için bizimle iletişime geçerseniz çok seviniriz.

Bu kuruluşların çalışmalarına zaman ve enerjiniz ile katkıda bulunmanız mümkün değil ise, üye olarak, ürünlerinden alarak ya da bağışta bulunarak da destek olabilirsiniz. Ülkemizde merkezleri bulunmasa da Türkiye'deki çalışmalara uzun süredir çok önemli desteklerde bulunan, Balina ve Yunusları Koruma Derneği (WDCS) de, maddi destekte bulunabilecek durumdakiler için çok doğru bir adres.

Özellikle ürün üretip satan yunus severler dilerlerse çalışmalara başka yollarla da katkıda bulunabilirler. Dünyada birçok tüketici alışveriş yaparken doğaya destek olan ürünleri tercih ediyor. Denizlerimizi kirleten kimyasalları kullanmamaktan, balina kuyruğundan kulpu olan bardaklar yapıp gelirinin bir kısmını ülkemizdeki çalışmalara aktarmaya kadar pek çok duyarlı adım atılabilir. Bu tür ürünler tasarlayan ve gelirini paylaşan kurumların saygınlıkları gibi kazançlarının artması da oldukça mümkün.

Kanatlı Balina olarak tabii ki bizler de her zaman desteğinize ihtiyaç duyuyor olacağız. Sitemize yazı, çeviri gibi konularda destek olabilirsiniz. Daha güzel, daha kapsamlı bir site için eleştiri ve fikirlerinizi de bekliyoruz. Sitemizi güncel tutabilmek ve şimdilik hayata geçiremediğimiz bazı çalışmaları yapabilmek için bizim de maddi desteğe ihtiyacımız var. Bu konuda da yardımlarınızı, önerilerinizi bekliyoruz.

Yunus ve balinalar temiz denizlerde özgürce yüzebilmek, nesillerini sürdürebilmek ve daha birçok dirimbilimci ve şaire ilham kaynağı olmak için hepimizin desteğini bekliyor!


KAYNAKLAR

C. Connor R. & M.Peterson. D. 1994. The lives of Whales & Dolphins. American Museum of Natural History.

Heyning, John E.1995. Masters of the Ocean Realm: Whales, Dolphins and Porpoises. University of Washington press.

Money, J. (1998). Captive Cetaceans: A Handbook for Campaigners. A Whale& Dolphin Conservation Society document.

Reeves, R.R., Smith, B.D., Crespo, E.A. and Notarbartolo di Sciara, G. 2003. Dolphins, whales and porpoises: 2002-2010 conservation action plan for the world's cetaceans. IUCN/SSC Cetacean Specialist Group. IUCN, Gland, Switzerland.

http://www.independent.co.uk/environment/nature/after-surviving-20-million-years-chinas-goddess-of-the-river-is-driven-to-extinction-428933.html

www.accobams.org

www.acsonline.org

www.wdcs.org

http://www2.wdcs.org/species/index.php